Cep telefonu mitleri ve hurafeleri

Nisan 5, 2008 · Kategori öğretici 

Emrah arkadaşımın şu yazısından hareketle cep telefonlarının bilinen yada bilinmeyen mit ve hurafeleri hakkında ben de birşeyler yazmak istedim. Cep telefonları artık hayatımızın bir parçası yada vücudumuzun bir uzvu haline geldi. Hatta o kadar gelişti ve evrimleşti ki, telefon sadece bir özellik haline geldi. Misal hem walkman hem fotoğraf makinesi hem de telefon özelliklerini sağlayan bir cihaz ortaya çıktı karşımıza. Fakat cep telefonlarının çalışması konusunda bilinen ya da bilinmeyen o kadar çok mit ve hurafe vardır ki herkese ne kadar anlatsam da dilim de tüy bittiyse de, yine de etrafımda aynı hurafelerle yaşayan bir dolu insan görüyorum. O halde başlayalım:

Ama öncesinde çok kısa teknik bilgi vermem gerek. Cep telefonları yani hücresel telefonlar, temel istasyon (base station) (aslında base ingilizce bir kelime fakat nedendir türkçeye baz diye geçirmişiz, çok enteresan, bu yüzden ben baz istasyonu yerine temel istasyon diyeceğim) coğrafik bir bölgeyi arı peteği dokusu gibi kaplar. Bü yüzden birbirinden mesafeli olarak istasyonlar yerleştirilmiştir. Cep telefonları, elektro manyetik enerji ile iletilir, kablosuz olma özelliği bundandır. Şimdi geçelim mitlerimize;

Cep telefonu kanser yapar mı?

Yapmaz. Yani şu ana kadar cep telefonunun sağlığa zarar vereceği konusunda kanıtlanmış bir bilimsel deney yada formül yoktur! Bunu herkes iyi bellesin. Fakat bu konuda bir çok çalışma yürütülmeye devam ediyor. Cep telefonunun radyasyon yayarak kansere yol açtığı iddiası ise tam bir hurafedir! Çünkü radyasyon (radiation) ışınım demektir. Her türlü ışınımın zararlı olduğunu iddia etmek ise çok yanlıştır. Çünkü en düşük frekanstan en yüksek frekansa kadar her türlü elektro manyetik dalganın yayılımı teknik terimiyle ışınım ya da radieyşın yani türkçesiyle radyasyondur. Fakat radyasyon dilimize nükleer radyasyon yani atom çekirdeği ışınımı olarak girdiğinden, halk dili ile teknik dil arasında bi kavram karmaşası yaşanmış durumdadır. Ancak nükleer ışınım atomun iyonlaşmasına neden olduğu için vücuttaki hücrelerin yapısını bozacağından evet sağlığa zararlıdır.Bkz:2. dünya savaşından japonlara atlınan atom bombası :mrgreen:

Fakat bizi ilgilendiren kısmı yani haberleşme için kullanılan (RF-radio freauency) radyo frekansındaki elektro manyetik ışınım, (yani cep telefonu) canlı bir dokunun yapısında iyonlaşmaya yol açmaz! Radyo frekansı içine TV , FM ve uydu haberleşme bantları da dahil olmaktadır. Aynı durum bu alanlarda da geçerlidir. Yani ; RF bandı içine giren hiçbir elektro manyetik dalga insan sağlığına zarar vermez!

Cep telefonları otobüslerin ABS, ya da bilgisayar sistemlerine zarar verir mi?

Hayır vermez. Bi kere ABS sistemine neden zarar versin ki? Çünkü ABS sisteminin hiç bir elektro manyetik özelliği yoktur. ABS (anti blockage system) dir ki sadece tekerlerin fren sırasında kitlenmesini engeller. Dolayısıyla başka bir elektro manyetik etkiden zarar göreceği düşüncesi yersizdir. Kaldı ki, metrobüs yada çok gelişmiş otobüslerde bulunan navigasyon sistemine zarar verir düşüncesi de yanlıştır. Çünkü her sistem EMC (electro magnetic compatibility- elektro manyetik uyumluluk) içerisinde tasarımlanır. Bu şu anlama geliyor, bir elektro manyetik sistem başka bir elektro manyetik sistemi etkilemeyecek şekilde tasarlanır ve buna göre sertifikalanır (Çoğu cihaz arkasında EMC compatible ya da FCC simgeleri görünür). Bir de otobüsteki sistemin devresini etkiler diye bir iddia vardır ki bu da yersizdir çünkü devreler elektro manyetik girişimden etkilenmemek için faraday kafesi adı verilen aliminyum bir levha ile kaplanır. Kaplanmassa bile etkileyeceğini sanmıyorum. Bence otobüslerde telefon kullanımının yasaklamaların asıl nedeni, toplumsal bir ortamın gerekliliğinden ileri gelmektedir :mrgreen: Sonuç olarak şimdiye kadar bu nedenle yaşanmış bir olaya dünyanın hiçbir yerinde ras gelinmemiştir. :grin:

Peki uçakta seyahat ederken cep telefonu kullanabilir miyiz?

Kesinlikle kullanılmamalıdır! Uçaklarda cep telefonunu açmak çok tehlikelidir. Neden mi? Çünkü, eğer cep telefonunu uçakta seyahat ederken açarsak telefon ile temel (base) istasyonu arasındaki mesafe çok olacağından; telefon, istasyonla haberleşmek için maksimum güçte, istasyon da telefona ulaşmak için maksiumum güçte çalışır. Aslında bir bakıma bu durum, istasyonun uçağı elektro manyetik borbardımana tabi tutması anlamına geliyor. Uçakta 100 kişinin telefonu açtığını durum daha da vahim hale geliyor. Sonuçta bu yüksek elektro manyetik ışınım, uçağın navigasyon sistemine ve haberleşme sistemine bozucu (interference) etki yaratabilir. Uçağın rotasından sapmasına neden olabilir.
Ancak! Bu durum cep telefonlarının otobüsteki fren, vs. sistemleri de etkileyeceği anlamına gelmez. Çünkü otobüsteyken cep telefonları istasyonlara yakın olduğundan düşük güçte çalışır. Bi taraftan da otobüste uçakta olduğu gibi hassas navigasyon sistemi yoktur. ABS sistemini kesinlikle etkilemez zaten. Onu etkileyecek güçteki bir ışınımı cep telefonu asla ama asla veremez. Sonuçta cep telefonları, otobüste kullanılır fakat uçaklarda kullanılamaz. Fakat biz yine de kurallara riayet edelim. Büyüklerimizin bir bildiği vardır herhalde nedenini bilseler de bilmesler de. :mrgreen:

Okuduğunuz için teşekürler. Haberleşme mühendisi Yılmaz Ürgün.

Comments

11 Responses to “Cep telefonu mitleri ve hurafeleri”

  1. 1
    onur Says:

    Cep telefonları frekans bandındaki ışınımlar non-ionizing radyasyon sınıfındalar, gama ışınlarından ziyade mikrodalga ışınlarına yakın oldukları için. Bu nedenle iyon koparma hesabı yaparak cep telefonları zararsızdır demek “komiktir”. Mikrodalga fırınlar da iyonlaşmaya neden olmaz, sadece su moleküllerinin titreşerek ısnmasına neden olur. Böylece buz gibi bir bardakta kaynayan bir su görebiliriz.Ayrıca sorun bu dalgaların beyni ısıtmasından ziyade beyin işlevlerini etkilemesidir. Delinen ve incelen ozon tabakasıyla birlikte maruz kaldığımız ısınma miktarı cep telefonunun en uzak mesafede(en güçlü ışınım yaydığı anda) verebileceğinden çok daha fazla zarar vermekte ve bu oran gün geçtikçe artmaktadır.

    Dünya sağlık örgütünün (WHO) bu konuda yaptığı “cep telefonları kanser yapmaz” a karşılık gelen araştırmaları var:

    [1]http://www.who.int/features/qa/30/en/

    [2]http://www.who.int/mediacentre/factsheets/fs193/en/

    Other health effects: Scientists have reported other health effects of using mobile phones including changes in brain activity, reaction times, and sleep patterns. These effects are minor and have no apparent health significance. More studies are underway to try to confirm these findings[2].

    minor canım birşeycik olmaz. Bu durumda madem zararsız, küçük bir deney yapalım: 3 ay boyunca yastığımızın yanına cep telefonumuzu koyalım(hem alarmı duymakta kolaylık sağlar) ve kendimizi gözlem veya belirli bir işi gerçekleştirme yoluyla beyin aktivitemizin değişimine bakalım. 1 ay olmadan baş ağrısı (kafam taş gibi olmuş) ile uyanmaya başlayacağız zaten. Ama bunun nedeni, bir iyon bile oluşturamayan cep telefonları olamaz tabi. WHO örgütü araştırmalar vs. Evet aynı örgüt cola ve fast food için de 20 sene önce aynı şeyleri söylüyorlardı. Sonuç bkz:obez ve sağlıksız toplumlar.

    EMC(Elektromanyetik uyumluluk) konusunda ise(araba, otobüste kullanmalı mı ?) bizzat cep telefonu açılma esnasında otobüsün debriyajının teklediğine şahit oldum. Baktığımı gören otobüs şöförü “diyoruz ama anlatamıyoruz ki, daha kötüsü el freni çekik iken boşalmaya başladı ” demişti ve benim de hatırladığım birkaç kazayı sıralamıştı. Ha Mercedes-Benz in İETT ye kazığıdır belki non-EMC otobüsler kim bilir ?

    sonuç olarak cep telefonları zararsızdan ziyade “kansere neden olmayan” bir cihazdır. EMC konusunda ise an’ı buldu mu an’ı yaşar ;)

    ayrıca:

    http://en.wikipedia.org/wiki/Mobile_phone_radiation_and_health

  2. 2
    onur Says:

    “kansere neden olmayan” kısmı ise “şimdilik kansere neden olmayan” olacaktır ayrıca

  3. 3
    yılmaz ürgün Says:

    Onura cevap:
    1- Burada RF ışınım ile ile nükleer ışınım arasında iyonizasyon yönünden bir kıyaslama yapılmıştır. Mikrodalga frekansını kafa karışıklılığı olmasın diye hesaba katılmamıştır. Kaldı ki RF frekansı ile mikrodalga frekansı arasında epey bir frekans bandı vardır. Sonuçta insan sağlığına zararlıdır diyen bilimsel bir sonuç yada kanıtlanmış bir gerçek yoktur. Bu konudaki çalışmalar hala devam ediyor.
    2-Baş ağrısı konusuna da katılmıyorum. Sonuçta yine kanıtlanmış bir deney yok.
    3-Otobüs sistemlerini etkiler diyen bir kurum yada örgüte de rast gelmedim. Mercedes’in cep telefonundan etkilenmeyen bir debriyaj sistemi yapması çok mu zordur. Kazalar çıkmış yada fren kilitlenmiş gibi sonuçların nedenini cep telefonundan kaynaklanır gibi de bilirkişi raporuna da rast gelmedim nedense :mrgreen: Şöföre sorarsan tabi etkiler der :mrgreen:
    4- Son olarakda WHO ya inanmıcaz da kime inanacaz. Teyzelere amcalara mı inanacaz. Ya da şöförlere yada belediye zabıta amirine :mrgreen:

  4. 4
    onur Says:

    EMC konusu çok hassas bir konu. Öyle ki kuplaj işlemi doğrudan(iletken ile bağlı) hem de dolaylı endüktif(manyetik ve kapasitif) kuplaj ile gerçekleştiriliyor. EMC uyumlu ürün tasarımı bu nedenle başlı başına bir iş. Bu nedenle sistem üreticileri parça parça EMC uyumluluklarını sağlayıp bir de sistem içindeki doğrudan bağlantılarda düşük ve yüksek frekanslı elemanların girişimlerinin istenen düzeyin altında olduğunu onaylatıp piyasaya EMC uyumlu ürünler sunuyolar. Öyle ki otomotiv sanayisinde firmaların kendilerine göre standartları var ve bunlar birbiryle çelişebiliyor(Bkz:http://www.autoemc.net/). Araçların beyin dedikleri kısımda basit faraday kafesi ile harici girişimden uzak tutulabilir . Peki ne etkileniyor o zaman ? Sensörler, yani beynin algı mekanizmaları. Şimdiki elektronik aksamlı araçlarda her yerdeler. 100-200 kişi binilen bir otobüste herkesin cep telefonu olduğu düşünüldüğünde bunlardan ortalama 10 tanesi telefonla konuşsa, yarı açık bir faraday kafesi olan otobüs içinde belirli bölgelerde yoğunlaşmalar olabilir. Bu yoğunlaşma bölgesi bir kalp pili olabileceği gibi sensörlerin etki alanında da olabilir. Bu etkilerden korunmak için yazılımsal olarak çareler vardır. Ancak bu çare genelde geçici/kalıcı devredışı bırakmak olur ki, bu durumda araç şöförünün vereceği tepki önem kazanır. Evet aynı zamanda EMC uyumlu soförler de gerekiyor :)

    Bir de işin şu kısmı var:

    [...]
    Araç elektroniginin çesitli kaynaklarca üretilen manyetik dalgalardan etkilenmemesi için Mercedes-Benz Türk A. S. tarafindan tüm önlemler alinmaktadir. Firmamizca teslim edilen araçlarin tamami bagimsiz denetleme kurulusu TÜV tarafindan verilmis EMC (electromagnetic compatibility) sertifikasina sahiptir. Bu sertifika aracin 72/245/EWG yönetmeliginde belirlenen seviyede elektromagnetik dalgalardan etkilenmedigini tasdik etmektedir. [b] Ancak teslimattan sonra araç elektrik, elektronik sistemi üzerinde yetkisiz kisilerce standart disi malzeme kullanilarak yapilan tamir, bakim ve manipülasyonlar sistemi hassas hale getirebilir. Bunun sonucu olarak araç içinde cep telefon kullanimi araç elektroniginde ciddi hasarlanmalara sebep olabilir.[/b] Sistemi hassas hale getirebilecek söz konusu islemlerin Mercedes-Benz Türk A. S. tarafindan kontrol edilebilmesi ise mümkün degildir.
    [...]

    Bir sorun da burada. Araçlar her arıza çıktığında yetkili servisler tarafından mı onarılıyor ? :roll: Ne yazık ki.

    2) Başağrısı için bir deney önerdim zaten :razz:

    4) Ben önce kafa göz yaran sonra ah canım evladım du bi bakayım diyen psikopat teyze (veya büyük abi) kurumlarına pek inanmıyorum şahsen. Sigara da bariz kanserojen olduğu bağımsız kuruluşlar tarafından bağımsız bilim dergilerinde yayınlanmadan önce sigara da kanser yaptığı kanıtlanmamış(!) ürünlerden birisiydi. Bkz: €$€$€$€$€$€$€$€

  5. 5
    yılmaz ürgün Says:

    Sigara konusunda büyük sigara şirketlerinin lobi faaliyetlerinin etkisini unutmayalım. Cep telefonunda aynı lobi faaliyetlerinin hem zaman hem de yaygın hem de bir çok kurumun bu işi sıkı takip etmesi sebebiyle var olduğunu sanmıyorum ama yine de bilemiyoruz. Sonuçta yine de cep telefonu insan sağlığına zararlıdır diyen bir kurum onayı yoktur! Aynı şekilde otobüs araçlarında da durum aynı. Şu ana kadar sadece FCC (federal communication comission) cep telefonlarının uçaklarda kullanılmaması gerektiğini resmi olarak açıklamıştır. Aslında bu durum telefonun ve istasyonun SAR (syntetic absorption rate) ile alakalı. Onunla ilgilide bir şey yazacam. Orada bazı şeyler daha açığa çıkar sanırım. Bu kadar. :grin:

  6. 6
    murat mutlu » Blog Archive » yurdum insanının her şeyi bilip hiç bir şeyi bilememe halleri 1 Says:

    [...] mi? ve benzeri soruların cevaplarını emrahın ilgili şu yazısında ve yılmaz hocamın bilgili şu yazısında bulabiliriz. ayrıca yılmaz hocamın yazısına yapılan yorumlarda şöyle bir deney [...]

  7. 7
    onur Says:

    aha işte:

    http://www.netgazete.com/NewsDetail.aspx?nID=499649&winmode=pop&openerref=http%3A//www.netgazete.com/

    yok la yok adam eğik ağacı görmemiş bindirmiş suçu telefona atıyor.

    işin garibi hergün bindiğim otobüs :shock:

  8. 8
    yılmaz ürgün Says:

    Bu kazaya sebep olan cep telefonudur diyebiliyor mu herhangi bir otorite bilimsel olarak? Çok enteresan.

  9. 9
    onur Says:

    Herkes şöförün kendi hatasından dolayı ağaca bindirdiğinin farkında ancak yaralananların olması, maddi hasar vs. ile bir şekilde sümenaltı edilmesi mhtemel. Aslında takip edip böylebarizbirşeynasılsümenaltıediliyormuş öğrenmek lazım, bakarsın ileride lazım olur. yol da bilen bilir çırağan yolu dümdüz yol :neutral:

    demiş ki eleman:

    “Normal yolumuza devam ediyorduk. Hızımız da normaldi. Ancak içeride çalan bir cep telefonundan olacak ki direksiyonum kilitlendi. Bunun üzerine ağaçlara çarptım. Cep telefonlarının açık unutulması ya da çalması nedeniyle direksiyon kilitlenebiliyor. Bundan dolayı olduğunu zannediyorum”

    yalanını yiyim bunlar yüzünden bizim savımız yara alıyor :grin:

  10. 10
    onur Says:

    aha aynı otobüs aynı güzergah neredeyse aynı yer

    KAZA:
    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8860174.asp?gid=229&sz=59741

    Yine direksiyon kilitlenmiş(miş). Kelle koltukta geziyoruz. Şu hurafenin hurafe olduğu kanıtlansa da “rallimi yaparım kaza olursa topu cep telefonuna atarım” anlayışı bitse…

  11. 11
    yılmaz ürgün Says:

    :mrgreen: Bayılıyorum şöförlerimize :mrgreen: Sen daracık yollarda ani manevralar yap yüksek hızda, sonra ağla “hep cep telefonu cep telefonu yüzünden bunlar” diye.

Leave a Reply

  • Etiketler

  • FOTOĞRAFLARIM

    www.flickr.com
    This is a Flickr badge showing public photos and videos from yılmaz ürgün. Make your own badge here.

     Fotoğraflara abone ol

  • lastfm

  • abonelik

    website counter Add to Technorati Favorites Join My Community at MyBloglog!
  • Meta