Fight Club’ın bıraktıkları
Geçen gün fight Club filmini bir daha izliyeyim dedim. Tabi arada sırada seyretmek gerek bu filmi çünkü yemek içmek kadar periyodik olarak tekrarlanması gereken bir faaliyet; bir gereklilik. Filmde beni etkileyen cümleleri not aldım o halde paylaşayım:
- sadece herşeyimizi kaybettiğimizde herşeyi yapabilecek kadar özgür oluruz
- sahip olduğun şeyler, sonunda sana sahip olur
- sen işin değilsin, sen bankadaki paran değilsin, sen sürdüğün araba değilsin,sen cüzdanın içindekiler değilsin, sen üniforman değilsin,sen dünyanın şarkı söyleyen dans eden pisliğisin
Öfke çağı: Niçin bu kadar sinirliyiz?
Siz de mutlaka fark etmişsinizdir. Gittikçe sinirli bir toplum olduk.
Günlük hayatta fiziksel şiddete başvuran insanların sayısı da hızla artıyor. Yapılan araştırmalara göre her 20 kişiden biri kapı komşusuyla en az bir kere kavga etmiş durumda. Her dört sürücüden biri trafikteyken öfkesine hakim olamayıp yanlış hareketler yapıyor.
Sanki bir öfke çağında yaşıyoruz. Geçen hafta İngiltere’de süpermarket kuyruğunda beklerken çıkan bir kavgada orta yaşlı bir erkek müşteri yüzüne aldığı yumruk sonucu öldü. Bu öfke çağının hepimiz kurbanıyız ve öyle anlaşılıyor ki hepimiz aynı zamanda bunu failiyiz.
Öfke, stresli durumlarda insan ırkının gösterdiği aslında normal ve sağlıklı bir tepki. Ancak günlük yaşam içinde yükselen öfkemiz nedeniyle fiziksel şiddet kullanacak duruma gelmişsek bunun normal olduğunu artık iddia etmek mümkün değil.
Var mısın Yok musun zırvalığı
Ben böyle saçma bir yarışma programı görmedim. Hadi yayınlanıyor fakat neden milyonlarca insan kilitlenip gözünü kırpmadan izleyebiliyor anlamış değilim. Yarışmacıların yapmacık rolleri, saçma ifadeleri, kutu açanların sahte üzüntü ve sevinçleri (Çok mu acımasız oldum? ->Hayır,olmadım). Bu insanların istatistik denen bir şeyden haberleri yok mudur? gauss, poisson, Binomial olasılık dağılımlarından da mı haberleri yoktur?
Evet yok. Biliyorum.
Beğenmek-Beğenememek
Bence medeni uygarlığın en büyük sorunlarından birisi beğenmesi yada beğenememesi ile ilgili. Ya da şöyle söyleyelim, beğenirken ya da beğenmezken kullandığı-kullanamadığı yöntem ve kriterleri ile ilgili ciddi bir sorunu var. Ya da yok, bana öyle geliyor. Her ne ise, ben derdimi anlatayım da…
Marka fanatikliği
Uzun zamandan beri aklımı kemirir durur marka tutkunları ya da fanatiklerinin komik halleri. Biraz daha somutlaştıralım isterseniz:
Giyim üzerine:
- “Ben Levi’s dan başka giyinmem hacı”
- “Adidas - Nike’tan şaşmam müdür”
- “Koton’dan vazgeçmem hafız “
- “Dieselden başka kotu bacağımı sürmem kuzen”
- “Tommy Hilfiger’ ciyiz biz çekeriz cefa, kanki.”
- “Converse’den başka bişey giyersem ayaklarım kırılsın”


