Fight Club’ın bıraktıkları
Geçen gün fight Club filmini bir daha izliyeyim dedim. Tabi arada sırada seyretmek gerek bu filmi çünkü yemek içmek kadar periyodik olarak tekrarlanması gereken bir faaliyet; bir gereklilik. Filmde beni etkileyen cümleleri not aldım o halde paylaşayım:
- sadece herşeyimizi kaybettiğimizde herşeyi yapabilecek kadar özgür oluruz
- sahip olduğun şeyler, sonunda sana sahip olur
- sen işin değilsin, sen bankadaki paran değilsin, sen sürdüğün araba değilsin,sen cüzdanın içindekiler değilsin, sen üniforman değilsin,sen dünyanın şarkı söyleyen dans eden pisliğisin
Çok uzun söze gerek yok. Herşeyi anlatıyor aslında. Tüketime alıştırılmış ve tüketimin kölesi olmuş bir toplumun ve kuşağın yaşadığı ve saplandığı bu sahip olma dürtüsüne çok güzel bir eleştiri yapılmış. Hepimizde vardır bu sahip olma, var olana yetinmeyip daha çok eşyaya-şeye sahip olma isteği. Aslında bu durum sistemin ortaya çıkardığı bir durum. Sistem ihtiyaca göre değil tüketime göre üretim kuralına dayandığından, ihtiyacımız olmayan ürünlere bile sahip olmamızı zorlayan reklam yada birçok psikolojik şartlanma bombardımanına maruz kalmaktayız. Yaşanan son küresel mali kriz aslında bu durumun sonucu. Bozuk sistemden çok aslında bu sistemin insanlar üzerinde bıraktığı bozuklukları tartışmak daha isabetli olur. Yani sürekli tüketim çılgınlığı yaşayan kitleler, tüketimden medet umarak mutlu olmanın peşinden koşanlar. E tabi sanayi facialarının da etkilerini göz ardı etmemek gerekir. Bence insanlığı bu tüketim sarhoşluğundan kurtaracak bir şeyler gerekli yoksa halimiz nice yaman gibi görünüyor. İnsanlık bu yüce medeniyeti kendi elleriyle bitirecek gibi görünüyor. Bir şeyler olmazsa. Bazı insanlar bu düşünceleri Paranoyak ifadeler gibi görse de gerçeği onlar da tadacak hiç merak etmesinler.



Kasım 16th, 2008 at 22:17
fight club’a hangi açıdan bakılırsa bakılsın bir baş yapıttır. oyunculuk, yönetmen, senaryo ama en önemlisi anlatmak istediği, eleştirdiği ve vurguladığı konular onu 1 numara yapmıştır. tüketim toplumu olduk. ne yaptığımızı bilmeden yaşıyoruz.
aslında bu durumu “wall-e” filminde anlatmaya çalışmışlar. sonumuzun nereye varacağını çok uç noktalarda da olsa göstermişler animasyonda.