Beğenmek-Beğenememek
Bence medeni uygarlığın en büyük sorunlarından birisi beğenmesi yada beğenememesi ile ilgili. Ya da şöyle söyleyelim, beğenirken ya da beğenmezken kullandığı-kullanamadığı yöntem ve kriterleri ile ilgili ciddi bir sorunu var. Ya da yok, bana öyle geliyor. Her ne ise, ben derdimi anlatayım da…
Marka fanatikliği
Uzun zamandan beri aklımı kemirir durur marka tutkunları ya da fanatiklerinin komik halleri. Biraz daha somutlaştıralım isterseniz:
Giyim üzerine:
- “Ben Levi’s dan başka giyinmem hacı”
- “Adidas - Nike’tan şaşmam müdür”
- “Koton’dan vazgeçmem hafız “
- “Dieselden başka kotu bacağımı sürmem kuzen”
- “Tommy Hilfiger’ ciyiz biz çekeriz cefa, kanki.”
- “Converse’den başka bişey giyersem ayaklarım kırılsın”
Çizgifilm Nostalgia

Neydi o günler diyesi geliyor insanın şu genç yaşta. Ama öyle işte. Bebekliğim, çocukluğumu hep onlarla yaşadım geçirdim, başım sıkıştığımda “Gölgelerin gücü adına, güç ben de artıık” deyip gücümü tüm dünyaya haykırdığım, Yada arkadaşlarımla Voltran ekibi oluşturup, karşı mahallenin çocuklarını dövmeye gittiğim, Hatta kendimi bir süre Transformers’daki o büyük tır sandığım günler olmuştu. Arkamda römork varmışcasına hissedip yaşadığım günler…
Biraz geçmişe dönüp hayatımızın bir parçası olan o güzel çizgifilmeri hatırlamaya ne dersiniz?


