Marka fanatikliği
Uzun zamandan beri aklımı kemirir durur marka tutkunları ya da fanatiklerinin komik halleri. Biraz daha somutlaştıralım isterseniz:
Giyim üzerine:
- “Ben Levi’s dan başka giyinmem hacı”
- “Adidas - Nike’tan şaşmam müdür”
- “Koton’dan vazgeçmem hafız “
- “Dieselden başka kotu bacağımı sürmem kuzen”
- “Tommy Hilfiger’ ciyiz biz çekeriz cefa, kanki.”
- “Converse’den başka bişey giyersem ayaklarım kırılsın”
Araba üzerine:
- “Alman arabası süleyman abi”,
- “Yok yok Japon arabası”
- “Alırsın ford olursun lord”
- “Yok yav çin arabaları çıkmış çok ucuz, dayı”
Tv kanalları:
- “Cnbc-e den başka kanal seyretmem, kanki “(bayılıyorum böylelerine
) - “Trt-2 başka kanal tanımam, mirim”
- “Dizi ATV de seyredilir, ayol”
- “Sır programları var ya ne güzel o mübarekler be hacı” (dede, nine türevlerinden çıkar genelde bu)
Laptop:
- “Sony Vaio, şaşmam “
- “yok ya MacBook”
- “Alırsan Datron, olursun Patron”
- “Asus der dururum”.
Fotoğraf makinesi
- “Nikon en iyisi müdür”
- “Canon ‘dan şaşma hafız”
- “Olympus”
- “Yok yok Pentax” (Ben :mrgreen:)
Anti-virüs
- “Kaspersky harika kardeş” (ki öyle)
- “Norton’dan başka kullanmadım kullanmam”
- “Node32 tüm virüsleri görüyor valla” (oha nerden biliyon)
- “Avast yok yok AVG yok yok Avira yok yok … “
Diyenleri demek istiyorum. Gördüğümüz üzere bu örnekleri bir çok alanda çoğaltabiliriz. Nedir bu marka fanatikliği? Neden sürekli bir markaya bağımlı olma ihtiyacı hissederiz. Acaba reklam bombardımanı, halkın bilinçaltını mı kemirmiştir. Ya da kendimizi bir markaya bağımlı hissetmek mi bizi hayata karşı anlamlı hissetiriyor. Hem neden savunuruz bu kadar son derece gereksizce? Hem neye göre, neden, hangi kıstaslara göre? Nasıl bir değerlendirme mekanizman vardır ki, o markada sabit kalmışsın?
Anlamış değilim, kendi varlığını bir markanın şemsiyesi altında hissedenleri, kendini öyle anlamlı hissedenleri. Üzerinde Hilfiger kazak, ayağında adidas ayakkabı varken mutlu olma duygusunu diyorum.
Son söz: “Ülkemizde markacı olmuş vurun gardaşlar vurun :mrgreen:”



Nisan 27th, 2008 at 13:17
aslinda bu reklam meraki,yani giydigin elbisenin,ayakkabinin etiketi insanlar icin okadar onemli olmuski,insanlar artik kazak,pantolan.tsirt,ayakkabi,parfume degilde bir hayali satin aliyorlar.Peki bu satin alinan hayalin kac kisinin hayallerini bitirdiginden haberiniz varmi?Nasil mi?Gunumuzde insanlarin marka meraki maalesef gelir duzeyleri ile ters orantili gibi birsey,bakiyorsun zenginler siradan kiyafetler giyiyor ama cebinde yemek parasi olmayan adamin uzerinde lacoste,nike,adidas,converse,rayban,calvine klein,D&G vs..yazan kiyafetler,gozlukler,parfum ,biliyoruzki bu sahislar bunlari gidip orjinal magazadan almiyor,sagda solda fake saticilardan aliyorlar.Aslinda bu dunyanin her yerinde ayni sadece turkiyede degil..Ornegin londrada Oxford Street dunyaca unlu bir mekandir,korsan satislarin oldugu…
Gelelim diger insanlarin hayalini nasil etkiledigine..Bircok alanda oldugu gibi(eroin,kokain,silah,fuhus vs..) Fake urunlerin satisida teror orgutu kontrollerinde ,teror orgutleri bu yollarla her yil milyonlarca dolar gelir elde etmekteler.Satin aldiginiz her fake urun insanliga silah,merbi,bomba,canli bomba olarak geri donecektir..
Simdi Neden favori terorist grubunuz icin birseyler satin almiyorsunuz????